MÜHİMME DEFTERLERİ

Ayrıntılar

 Ahmet ERİŞİK

MÜHİMME DEFTERLERİ

ÖNSÖZ

            Tarih araştırmalarının güvenilir olması, verilen bilgilerin belgelere dayanması ile mümkündür. Bu amaçla son yıllarda belgeye ulaşım imkanı sağlayacak araştırmaların arttığı görülmektedir. Ancak hem Türkiye hem de bir çok devlet için önem arzeden Osmanlı Arşivi’ndeki belgelerin çoğunun henüz tasnif edilmemiş olması bu alanda daha çok çalışılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Belgeye dayalı bu tür çalışmaların arttırılmasının gerekliliği Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgelerin çokluğunun yanında belgeye ulaşmada ön hizmeti vermek ve araştırmacılara kolaylık sağlamak açısından önem arz etmektedir.             Divanı Hümayun, Osmanlı merkez teşkilatı içerisindeki en önemli kuruluştur. Siyasi, askeri ve mali konuları görüşerek karar bağlayan, her türlü dava ve şikayetlerle ilgilenen çok yönlü bu kuruluşun, Türk-İslam tarihi içerisindeki bir  ok devlette gördüğümüz divan sisteminin gelişmiş bir devamı olduğunu söylememiz mümkündür. Fatih Sultan Mehmet’le birlikte kuralları ve yapısı tespit edilerek kurumlaşan Divanı Hümayun’un çalışma tarzı ve faaliyetlerini anlayabilmenin en önemli yollarından biri de Mühimme Defterlerinin gün ışığına çıkartılmasıdır. Mühimme defterleri üzerinde çalışmanın önemi, içerisindeki hükümlerin dönemin sosyal hayatıyla doğrudan ilgili konuları içermesi dolayısıyla, Osmanlı Devleti’nin sosyal tarihi ile alakalı bilgilere ulaşma ve tahlil etme imkanı sağlamış olmasıdır.            Bürokratik işlemleri genellikle defter esasına dayalı Osmanlı devlet düzeninde Divan-ı Hümayun kalemlerinin büyük önemi bulunmaktadır. Devlet fonksiyonlarını kağıt altına alındığı kalemlerde çok sayıda defter türü ortaya çıkmıştır. Osmanlı devletinin karar alma aşamasında en yetkili oranı olan Divan-ı Hümayun’un faaliyet alanını tesbit etmeye, o devirde meydana gelen ve önemli sayılarak mühimme defterlerine kaydedilen olayları anlamak amacıyla bu konuda çalışmayı doğru bulduk.  

BİRİNCİ BÖLÜM

A. MÜHİMME DEFTERLERİ (GENEL OLARAK)

1) Mühimme Defterlerinin tanımı:

            Divanı Hümayundan 1649 tarihine kadar çıkan bütün ferman ve beraatları, daha sonraları ise yalnız devlet işleriyle ilgili işlemlerin tarih sırasıyla özel olarak yazılı bulunduğu defterlerdir.[1] Divanı Hümayunda müzakere edilen dahili ve harici meselelere ait siyasi, askeri, içtimai ve iktisadi önemli kararların kaydedildiği bu defterlere “Mühime Defterleri” adı verilmiştir.[2] Divanı Hümayun’da bütün devlet işlerine dair sadır olan ferman ve hükümlerin kaydedildiği ve bir bakıma Bakanlar Kurulu kararlarının kaydı mahiyetindedir.[3] Mühimme Defterleri “Divanı Hümayun Sicilleri” olarak da bilinir. Osmanlı Devletinin merkezi karar organı Divanı Hümayun’dan çıkan ferman, beraat ve hükümlerin işlendiği kayıt defterleri durumundadır. Alınan bu kararlarla ilgili belgelerin birer örneği tarih sırasına göne bu defterlere aynen yazılırdı.[4]             Mühimme defterleri; Divanı Hümayun’da müzakere edilen siyasi, içtimai, mali, örfi, idari kararları ihtiva etmesinin yanında Osmanlı Bürokratik düzeni içerisinde “daire-i Saadet-i Uzma’da iradat-ı seniyye ile mebeyni hümayuna takdim kılınan maruzata mahsus kalem” şeklinde de tarif edilmektedir.[5]            Mühimme defterleri ya da tam olarak “Umuru-u Mühimme Defteri” yani, Önemli Kamu İşleri Defterlerinden bir veriye göre Osmanlı Arşivinde 1553-1925 tarihleri arasında tutulduğu belirtilen 419 adet mevcuttur.

2) Mühimme Defterlerinin Tarihi Gelişimi   

            XVI. yüzyılın ortalarından XX. Yüzyılın ilk yarılarında ulaşan bir dönem içinde, küçük zaman dilimleri hariç ortalama 350 yıllık zaman dilimi itibariyle, hiçbir doğ ve batı devletinde bulunmayan kültür ve tarih zenginliğini ihtiva eden Mühimme Defterleri, Osmanlı Arşiv Defter Serileri içinde şüphesiz önemli yer tutar.[6] Divanı Hümayun 14. yüzyıldan itibaren yazışmalarını, müzakere sonucu aldığı kalemlerine havale etmek suretiyle yürütmüştür. Osmanlılar 15. yüzyılın ilk yarısında tahrir defterleri tuttuklarına göre divan müzakeresine ait defterlerin de Fatih devrinden itibaren tutulmuş oldukları kuvvetle muhtemeldir. Divanı Hümayun’un Paşa Kapısı’na naklinde diğer defterlerle birlikte mühimme defterleri de oraya nakledilmiştir. Divan kalemi katipleri ferman şeklinde düzenlenen kararları yıllar boyunca aynı başlıklardaki defterlere kaydetmişlerdir. Böylece diven kalemlerinde 45 çeşit defter türü ortaya çıkmıştır. 1553 yılından önceki Mühimme Defterleri hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır.[7] II. Mehmed (Fatih) döneminden (1451-1481) başlayarak divan kararlarının tümünü içeren mühimme defterleri bir bütünlük taşıyordu. 1649’dan sonra ferman ve hüküm konusu olmayan, ama divanda sonuçlandırılan öbür işlemler için Şikayet, ruus., tahvil ve name defterleri gibi ayrı kayıt defterleri tutulmaya başlandı.[8] Bu tarihten sonra yalnız devlete ilişki işlemler bu defterlere yazıldı ve kişisel sorunlarla ilgili kayıtlar da şikayet defterlerine işlendi. 1742’den başlayarak şikayetler her eyaletin “Ahkam-ı şikayet” ya da “Ahkam Defterleri” denen kendine özgü defterlerine yazıldı.[9]Mühimme defterleri serisinde 263 adet defter mevcuttur. 1553 yılından önceki mühimmelerin durumu hakkında pek çok bilgi bulunmamaktadır. Buna göre mühimmelerin kronolojik olarak başlangıç ve bitiş tarihi 961-1323 H / 1553-1905 M’dir. bu defterler arasında 20 nolu Mühimme Defteri kayıptır. 1-80 arası mühimmelerin Latin harfleri ile hülasa ve indeksleri hazırlanmıştır. Reisülküttab’ın, görevini hariciye nazırına devrettiği nezaretler döneminin başlamasıyla mühimme kayıtları hariciye nazırın denetiminde yürütülmüş ve 1797 yılında mühimme odası kurulmuş, bürokratik bir daire hüviyetini kazanarak daha önceki görevlerini devam ettirmiştir. 18. yüzyılda Osmanlı bürokrasi terimlerine bir yenisi eklenmiştir. Mühimmenüvist yani mühimme emirlerini yazan katip. Bunlar Divanı Hümayun’un mühimme olarak vasıflandırdığı konuları kaleme almakla görevli olmalarından dolayı diğer katiplerden daha imtiyazlı, güzel yazı yazan, temiz giyimli, güvenilir ve görevine bağlı kimselerdi. Mühimmenüvistler başka yazı ile meşgul olmazlardı,[10]Aynı zamanda gizli ferman ile mühim emirlerin yazılması ve kayıtlarının tutulması içine de bakan mühimmenüvistler, bilgili dirayetli, ketum, sır saklayan ve namuslu kişilerden seçilirdi[11] bütün gizli yazışmalar bunların elinden çıkardı. Daha mahrem şeyleri ise bizzat Beylikçi yazardı.[12] Netice olarak XVIII. Yüzyılda devlet işlerinin Divanı Hümayun’dan Paşa Kapısı’na kaydığı, Bab-ı Alinin, yönetimde ağırlığının hissedilmeye başladığı dönemlerde yavaş yavaş padişah fermanlarının yerini sadrazam buyrulduları almaya başlamış ve bu buyruldular için “Ayniyat Defteri” adı altında yeni bir defter türü tutulmaya başlanmıştır. Bununla birlikte mühimme kayıtlarını tutan Divan Kalemleri az sayıdaki katip kadrosu ile Saderet Teşkilatı içinde yer alarak Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar eski görevini sürdürmüştür.[13]

          3) Hükümleri ve Gerçekleştikleri Divanlar Bakımından Mühimme Defterleri

a) Mühimme Defterleri: Padişahın payitahtta bulunduğu sırada, sadrazam başkanlığındaki divan toplantısından çıkan emirlerin kaydolunduğu Mühimme Defterleri’dir.[14] b) Rikab Mühimmesi: Sadrazamın seferde veya payitaht haricinde bulunması sebebiyle, yerine vekalet eden Rikab Kaymakamı ve Saderet Kaymakamı başkanlığında toplanan Divan’da alınan kararların yasıldığı defterlerdir.[15] Sadrazam seferdeyken İstanbul’da saderet kaymakamının başkanlığındaki diövanda alınan kararlardır.[16]c) Ordu Mühimmesi:Ordu ile seferde bulunan sadrazamın, savaşlara ait kararlarının yaçzıldığı mühimme defterleridir. Sayıları hayli fazla olan ve Ordu Divanınca tutulan Mühimme Defterleri, askeri tarih, harp tarihi ve lojistik hizmetler tarihi yönünden de birinci elden kaynaktırlar.[17]d) Mühimme-i Mektum Defterleri: Belirli bir gizlilik derecesi ihtiva ereler. Gizli tutulması istenilen mühim ferman kayıtlarına aittir. 1788-1877 tarihleri arasında 10 adettir.[18] Mektume, Divanı Hümayun’da karara bağlanan gizli hususların kayıtlarını havi defterlerdir. h.R1203-1302/M1788-1855 tarihleri arasındaki gizli zabıtların kaydedildiği bu seri, 10 adet defterden müteşekkildir.[19] Belirtildiği gibi sayı bakımından 10’u geçmeyen mühimme-i mektume defterleri, devlet yönetimi açısından çok gizliliği olan ve özel önemdeki hükümleri içermektedir.[20]e) Kaymakamlık Mühimmesi: Padişah ve sadrazamın aynı anda Dersaadet’ten ayrıldığında, devlet işlerini tedvir etmek üzere tayin edilen Saderet kaymakamının müstakil olarak akdettiği divanlarda alınan önemli kararların yazıldığı defterlerdir.[21] f) Mühimme-i Mısır Defterleri: Mısır meselesine ait ehemmiyetli kayıtları havi defterlerdir. On beşinci defter Mısır’a mahrem kayıtları ihtiva etmektedir. Ana Mühimme Defterleri serisinde yer alan Mısır’a ait hükümler, h.1119 yılından itiaren müstakil Mısır defterlerine dahil edilmiştir. Daha önceki devirlere ait defterler, ana seride kayıtlıdır. h.R.1119-S.1333 / M.1785-1915 tarihleri arasındaki mühim hususlara ait bu seri, 15 defterden müteşekkildir.[22] 

İKİNCİ BÖLÜM

B. MÜHİMME DEFTERLERİNİN YAPISAL VE İŞLEVSEL ÖZELLİKLERİ

1) Mühimme Defterlerinin Yapısı:

            Mühimme defterlerinin tetibinde şekil ve muhteva yönünden bir tekamül göze çarpmaktadır. Klasik döneme ait (1553-1642) ilk defterler başlık taşımazlar. Yazıları daha karmaşıktır. İlk sayfalarda başlık yerine sadece kayıt tarihi belirten Arapça toplantı günü ve onun hemen altında ay ve yıl yazılıdır.             Mühimme defterlerindeki hüküm tarihlerinin yazılı, ilk dönemlerde, yukarıda bahsedildiği üzere “başlık tarih” atmak suretiyle olmuştur. Daha sonraları bu usulden vazgeçilerek günler; evail, evasıt ve evahir tabirleriyle onar günlük dilimler halinde ifade olunmaya başlamıştır.[1]            Divan kaleminde hazırlanan bu defterler maliye defterlerine göre daha geniş ebatlarda olduklarından diğer defterlerden ayırt edilebilir. 90 nolu mühimme defterlerinden itibaren defterlerin ilk sayfalarında hükümlerin hangi sadrazam zamanında çıktığı ve hangi Reisülküttab’ın başkanlığında kaleme alındığını belirten başlıklar görülmektedir. Ayrıca defterdeki yazılar da daha sanatkarane bir yapıya bürünmüştür.[2]

2) Mühimme Defterlerinin Muhtevası

            Mühimme Defterleri’nde yer alan konuları devren; zaman, mekan ve telakkisi çerçevesinde mühim görülen bahisler teşkil eder. Bazen hüküm metinleri içinde geçer “Bu husus mevadd-ı mühimmedendir.” veya “Husus-ı mezbur muhimmatdandır.” şeklindeki ifadeler ile konuların önemine dikkat çekildiği görülmektedir.[3]            Bunlar; Devletin bir başka devletle olan savaş durumu, asker sevkıyatı, toplumsal huzursuzluklar ve bunların neden ile çözüm girişimleri, yöneticilere verilen buyruklar, orduya ve sefere katılımın sağlanması, odaların korunması, yabancı donanmalara karşı halkın korunması, yabancı elçilerin yol güvenliği, askerin maaşı, halka zulmün önlenmesi, ihanet, eşkıyalık faaliyetleri, hırsızlık, vergi mekanizmasındaki bozukluklar, sürgün uygulamaları, devlete gelen yardım talepleri, halka zulmün önlenmesi gibi daha birçok konu Mühimme defterlerinde bulunmaktadır.[4]

3) Kaynak Olarak Mühimme Defterleri

a) Mühimme Defterleri, Osmanlı Devletinin merkez ve taşra teşkilatındaki idari ve askeri organların yapısı, karşılıklı münasebetleri, çalışma tarzları, fonksiyonları hakkında önemli kaynaktır. Müesseselerin organizasyon ve işleyişi, hukuki, prosedür hükümlerinin tetkikiyle anlaşılabilir. b) Komşu ülkeler ile Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Arabistan Yarımadası, Kafkaslar ve Rusya tarihleri açısından önemli bilgiler ihtiva edeler.c) Osmanlı Devletinin, gayr-i müslim tebaası ile olan münasebetleri, azınlıklar hukuku, halkın sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının temini hususlarındaki yönetim politikası, ibadet ve ayin serbestiyeti, mabedlerin inşası gibi konular Mühimme Defterlerinde çokça görülür. d) Hac organizesi, sure alayları ve mukaddes beldelere götürülen hizmetler, konu olarak ayrı bir yer tutar. e) Osmanlı kültür ve sanat faaliyetleri cümlesinden, imar ve iskan siyaseti, çevre ve belediye hizmetleri, sağlık ve eğitim işleri, geniş vakıf idarelerinin problemleri ve teftişleri bakımında da zengin malzeme ihtiva ederler. f) Sayıları hayli fazla olan ve Ordu divanınca tutulan Mühimme Defterleri, askeri tarih, harf tarihi ve lojistik hizmetler tarihi yönünden de birinci elden kaynaktırlar.[5]Merkezden taşraya yazılan muhtelif belgelerin (emir, ferman, hüküm vb…) birer suretlerinin bulunduğu Mühimme Defterlerinde, fiyatlarla ilgili pek çok belge bulunmaktadır. Burada çoğunlukla bir bölgeden istenen zahire, canlı hayvan ve diğer bazı maddelerin fiyatları bulunmaktadır. Atama beratlarının suretlerinde de bu göreve atananların ücret ve diğer istihkakları belirtilmektedir.[6]

4) Bürokratik Yönden Mühimme Defterleri:

Mühimme Defterlerindeki kararlar Osmanlı Divanında yani; bugünkü biçimi ile cumhurbaşkanının da katıldığı Bakanlar Kurulu kararları sayılabilir. Osmanlı Divanınca alınmış kararlardır. Osmanlı sarayının çeşitli konularda yayınladığı fermanlar ve padişahın onayından geçmiş kararlardır.[7] Önemli bir husus da defterlere kaydetmenin, yani tescil işleminin; hükme bağlamanın bir ifadesi olmasıdır. Divanda verilen bir karar veya neticelenen bir dava., ferman şeklinde hazırlanmadan evvel tashih edilen müsveddesi ile ilgili defterlere kaydolunmamışsa, bir hüküm ifade etmezdi.Mühimme Defterlerindeki bir kaydın ithali ve tashih edilmesi ancak padişahın iznine bağlıdır. Nişancının, yani ilk dönemlerdeki divan kalemleri şefinin defterler üzerinde tashih yapabilmesi padişahın “kendi kalemiyle düzeltme yapabilir.” müsaadesini taşıyan fermanıyla mümkündür. Mühimme veya diğer ahkam defterlerindeki bir hüküm kaydının geçersizliği, yani “terkin” edilmesi veya kaydedilen bir fermanın kaydedilmedin önce “şakk”, yani iptal edilerek yırtılması, emri ali yahut hatt-ı hümayun ısdarı yatık çizgi ile çekilen terkin çizgilerinin uç tarafında yazılı “ber-muceb-i hatt-ı hümayun” ifadesinden veya hükmün baş tarafındaki “terkini babında fermanı ali mucebince kaydı terkin” şerhlerinden anlaşılmaktadır.[8]Osmanlı Divan-ı Hümayun’u, arşiv diyebileceğimiz (hazine-i evrak) defterler hazinesi ile iç içe çalışmıştır. Bu yakınlaşmanın tabii sonucu olarak bürokratik işlem akışında hızlılığı görmek mümkündür.[9]

5) Diplomatik Açıdan Mühimme Defterleri

Mühimme Defterlerindeki kayıtların muhatap makamına gönderilen ferman veya beraatların kopyaları olduğu daha önce belirtilmişti. Mühimme Defterleri name, emir veya hüküm ile benzerlerinin tam metnini kapsamamakta, elkalp ve öteki formalite kısımları terk edilerek ya da kısaltılarak asıl konuyu ihtiva etmektedir. Ferman, berat, nişan gibi Osmanlı diplomatik belgelerinde muayyen bir yazma formülü tatbik edilmiştir. Buna göre bu belgeleri 10 kısımda incelemek mümkündür.1)      Davet2)      Tuğra3)      Unvan4)      Muhatabın adı ve lakabı5)      Dua6)      Hakil ve iblağ7)      Emir8)      Tekit ve tehdit9)      Tarih10)  YerBelgelerin üstünde davet formülü bulunurdu. Bu formül besmelenin kısaltılmışı olan “b” olabileceği gibi Allah lafzının kısaltılmışı olan “hüve” şeklinde olabilirdi.            Davetler sonra padişahın alameti olan “Tuğra” tuğrakeş veya nişancı tarafından sanatkarane bir şekilde çekilirdi.            Unvan ve elkab bölümünde, padişah başka bir hükümdara mektup gönderecekse önce kendi unvan ve elkabına yer verir.             Unvan ve elkab bölümünde, padişah başka bir hükümdara mektup gönderecekse önce kendi unvan ve elkabına yer verir. “Ben ki sultanüs selatin, burhanül hevakin, tac-ı bahşı hüsrevan, Ru’yı zemin, Zillullahi fil Arzin…”gibi cümlelerden sonra hakim olduğu ülkeleri bir bir sayarak kendini tanıtır ve yüceltirdi (Mühimme defterlerinde suretleri kaydedilen ferman ve name-i hümayunlarda padişahın unvan ve elkabına yer verilmezdi).            Sonraki formül ise muhatabın elkabıdır. Mühimme defterlerinde muhatabın elkabına nadiren yer verilirdi. Umumiyetle “Rumeli Beylerbeyine hüküm ki” gibi hitap edilen rütbe ve mevki veya ismiyle doğrudan konuya girilmiştir.             Elkab sonra dua ve hayır cümlesi gelmektedir. Burada da muhatabın mevki ve sınıfına dikkat edilir. Mesela kadılar için “zide feddluhu”, Hıristiyan hükümdarlar için de en çok kullanılan formül “hutimet avakıbuhu bi’l hayr”dır. buraya kadar olan kısım giriş kısmıdır, sonra asıl mevzuya girilir.             Birinci bölüm nakil ve iblağdır. Burada bir olay anlatılmakta, hüküm yazılmasına sebep olan konu açıklanmaktadır. Kullanılan genel formül “tevkii refii hümayun vasıl olıcak malum ola ki” şeklindedir. Mühimme Defterleri ise “mektup gönderip” veya “adam gönderip” şeklindedir.            “Buyurdum ki” formülü ile başlayan kısım emir kısmıdır. Ne yapılması, nasıl hareket edilmesi gerektiği muhataba bu kısımda emredilmektedir.            Emir cümlesini takiben sadece “Şöyle bilesiz” alamet-i şerife itimat kılasız gibi formüller ile tekid ve tehdit rüknü işlenmiş olur. Burada fermanda belirtilen emir üzerine hareket edilmesinin gerekliliği ve zorunluluğu belirtilmek istemektedir.             Fermanda tekid ve tehdit formülünden sonra tarih kısım bulunur. Tarihlerin başında genelde “tahriren fî” bazen de “hurrire” ibaresi yer alır. Mühimme Defterlerindeki hüküm tarihlerinin yazışı ilk dönemlerde başlık tarih atılması suretiyle olmuştur. Daha sonraki yıllarda bu usulden vazgeçilerek günler evail ve evasıt tabirleri ile onarlı dilimler halinde ifade edilmeye başlanmıştır.             Müsveddelerin kontrolünden sonra gönderilecek ferman hazırlanıp tuğrası çekilir. 16. yüzyıla ait hükümlerin çoğunda gideceği yere ulaştırılmak üzere kime ve hangi sebeple verildiğine işaret olunmuştur. Çıkan hüküm birden fazla yöneticiyi ilgilendirdiği anlarda bir sureti kaydıyla dağıtım yapıldığını görmek mümkündür.[10] 

SONUÇ

Kabul etmek gerekir ki arşivler; bir ülkenin tapu senedidir. Bir milletin hüviyet cüzdanıdır. O’nun tarihi, bütün  varlığı ve özellikleri ile geçmişini, bugünü, yarını birbirine bağlayan çok önemli kültür ve tarih hazinesidir. Varsayımlarla tarih yazılmaz. Arşiv belgeleri olmadan ve bilinmeden belirli bir devlet hakkında ya da toplumsal ilişkileri değerlendirmede hüküm vermek bir devri ya da olayları değerlendirmek, tarih biliminin gerektirdiği tarafsızla, objektifliğe uymaz. Arşiv belgelerinin bugüne kazandırılması aynı zamanda vatan coğrafyasının tapusuna kavuşturulmasıdır. Bu kadar önemli bir hazineyi elinde bulunduran ve bu kurumlarda çalışan kişilerin seçimi de çok önemlidir. Eğer kadar önemli hazinenin karşısında bu hassasiyeti gösteremeyen (bilerek ya da bilmeyerek) kişilerin ya da zihniyetin varlığı söz konusu olursa işte o zaman esas tarihimizin katliamı bu ellerde yapılmış olur.

   BİBLİYOGRAFYA 1)      Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.7, İstanbul 2000. 2)      Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.7, İstanbul 2000.3)      Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Meclis-i Vala Defterleri Katalogları, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Katalogları Rehberi, s.189, Ankara 1995.4)      ÇETİN, Atilla; Arşiv Terimleri ve Deyimler, Vakıflar Dergisi, S.12, Ankara 1978.5)      ÇETİN, Atilla; Başbakanlık Arşivi, Türk Dünyası Araştırma Dergisi, C.1, S.4, Şubat 1980.6)      ÇETİN, Atilla; Divanı Hümayun Beylikçi Kaleminin Görevleri ve İşleyişi Hakkında Önemli Bir Belge (1211-1797), Vakıflar Dergisi, S.52, Ankara 1995.7)      ÇETİN, Atilla; Osmanlı Devleti’nin Sırlarını Koruyan Daire Divanı Hümayun Kalemi ve Önemi, Türk Dünyası Tarih Dergisi, S.67, , Temmuz 1992.8)      http://www.cumhuriyete.edu.tr9)      http://www.devletarsivleri.gov.tr10)  http://www.devletarsivlerigov.tr11)  http://www.karacaahmet.net12)  KURUL, Divan, Büyük Larousse,  C.7, s.3234.13)  KURUL, Mühimme Defterleri, Ana Britannica, , S.23, s.246.14)  ÖZTÜRK  Mustafa, Osmanlı Dönemi Fiyat Politikası ve Fiyatların Tahlili, Türkler, C.10.  


[1] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.8-9, İstanbul 2000.

[2] Http:///www.cumhuriyet.edu.tr

[3] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.8-9, İstanbul 2000.

[4] Http:///www.cumhuriyet.edu.tr

[5] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.8-9, İstanbul 2000.

[6] Öztürk  Mustafa, Osmanlı Dönemi Fiyat Politikası ve Fiyatların Tahlili, Türkler, C.10, s.845.

[7] http://www.karacaahmet.net

[8] http://www.devletarsivlerigov.tr

[9] http://www.cumhuriyete.edu.tr

[10] http://www.cumhuriyet.edu.tr

  


[1] Çetin Atilla, Arşiv Terimleri ve Deyimler, Vakıflar Dergisi, S.12, s.369, Ankara 1978.

[2] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.7, İstanbul 2000.

[3] Çetin Atilla, Başbakanlık Arşivi, Türk Dünyası Araştırma Dergisi, C.1, S.4, Şubat 1980.

[4] Ana Britannica, Mühimme Defterleri, Kurul , S.23, s.246.

[5] http://www.cumhuriyet.edu.tr

[6] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.7, İstanbul 2000.

[7] http://www.cumhuriyet.edu.tr

[8] Ana Britannica, Mühimme Defterleri, Kurul, S.23, s.246.

[9] Büyük Larousse, Divan, Kurul, C.7, s.3234.

[10] http://www.cumhuriyet.edu.tr

[11] Çetin Atilla, Osmanlı Devleti’nin Sırlarını Koruyan Daire Divanı Hümayun Kalemi ve Önemi, Türk Dünyası Tarih Dergisi, S.67, s.18-23, Temmuz 1992.

[12] Çetin Atilla, Divanı Hümayun Beylikçi Kaleminin Görevleri ve İşleyişi Hakkında Önemli Bir Belge (1211-1797), Vakıflar Dergisi, S.52, s.271, Ankara 1995.

[13] http://www.devletarsivleri.gov.tr

[14] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.7, İstanbul 2000.

[15] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Meclis-i Vala Defterleri Katalogları, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Katalogları Rehberi, s.189, Ankara 1995.

[16] Ana Britanica, Mühimme Defterleri, Kurul, C.23, s.246.

[17] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.9, İstanbul 2000.

[18] Çetin Atilla, Başbakanlık Arşivi, Türk Dünyası Araştırma Dergisi, C.1, S.4, Şubat 1980, s.78-81.

[19] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Meclis-i Vala Defterleri Katalogları, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Katalogları Rehberi, s.189, Ankara 1995.

[20] http://www.cumhuriyet.edu.tr

[21] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Divanı Hümayun Bab-ı Asafi ve Defterhane-i Amire Defterleri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi, s.8, İstanbul 2000.

[22] Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Meclis-i Vala Defterleri Katalogları, Başbakanlık Osmanlı Arşivi Katalogları Rehberi, s.189, Ankara 1995.

   
© Bu sitenin içerik hakları tamamen korunmaktadır. | www.akademiktarih.com