• family porn
  •    

    BİR SERAP YILMAZ EFSANESİ

    Ayrıntılar


              Kıyının kıyısına çekilmiş insan düşüncesinin daha da öteye gittiği bir ana tanık oluyoruz. Bulanık ırmaktda ışıldayan çakıl taşlarının toprağa gömülerek kaybolduğu bir zaman bu. Ardından gözlerimizin dolduğu, sessizce gidişine sessiz kaldığımız bir aydının; Profösör Doktor Serap YILMAZ'ı toprağa verişimizin burukluğunu yaşıyoruz. Artık anlatılanlar hep eksik kalacak ve o eksiklik hep sürecek öğrencilerinin, dostlarının, tarihin zihin dağarcığında.Sayılarını kendisinin bilmediği kadar öğrenci yetiştirdi Serap Hanım. O, tam bir öğretmendi. Zaten Üniversitede kendisine Hocam denmesine kızardı da."Ne Hocam'ı çocuklar" değişini ona öğrencilik yapanlar iyi bilir.Tuttuğunu koparan bir yapısı vardı. Türkiyede çok az kadının başarabileceği başarılara imza attı. Kimdi? Nereliydi Serap YILMAZ ? Bir taşra şehrinde Uşak'da doğmuştu.Çocukluğu Kütahya'da geçti.Çocukluk fotoğrafları, Nergizleri seven Kara bir kız olarak zihinlerde canlanır Serap'ın. Çok yaramaz ve çocukluğunun getirdiği bütün haşeri tavrını çevresine ve büyüklerine her zaman yaşatırdı bu kara kız. 68 Kuşağının Türkiye de kuşaklaşmaya başladığı bir dönemde İstanbul üniversitesinin en çalışkan öğrencilerinden oldu.Tarih öğrenimini Osmanlı’nın Başşehri’nde öğrenen bir Osmanlı Tarihçisi olmanın heyecanı hep vardı üzerinde.Olacaktı da. Çünkü onun idealleri vardı.

            Üniversitenin hemen ardından "kendimden bir parça" dediği İzmir'e geri döndü.İzmir bir tutkuydu gerçekten onun için.Aydın 'da olduğu zamanlarda bile hafta sonları İzmir’e gittiğini bilirim.Buradan başka bir yerde yaşamaktan pek mutluluk alamıyordu.İzmir Akşam Ticaret Lisesinde bir süre Tarih Öğretmenliği yaptı. Müthiş bir çalışma azmine sahip olduğunu o dönem arkadaşları her daim dile getirirler.

            1976 senesinde Asistan olarak girdiği Ege Üniversitesi Sosyalbilimler Fakültesi'nde çok sevdiği İzmir üzerine " İlk Kuruluş Bayraklı'dan I.Bizans Devri Sonuna Kadar İzmir Şehri ve Tarihi" başlıklı yükseklisans tezini hazırladı. Sosyalbilimlerin İlk Asistanlarından İlk öğretmenlerinden biriydi.Gençliğinin baharında çocuk karalığı güzel alımlı bir kıza dönüşmüştü. Evlenmeyi düşünmüştü belki ama Tarih biliminden aldığı tad ve önüne çıkan Sorban Üniversitesi olanağı kaçırdığı ve bir daha hiç gelmeyecek evlilik fırsatlarına malolmuştu.Ama o genç ve hayatının toz pembe yıllarında olmasına rağmen herşeyin farkındaydı. 80 senesinde binbir güçlükle gittiği Fransa'dan sadece yükseklisans yapıp dönemezdi.Dönmedi de; doktorasınıda verdi. Bugün kendi gibi Osmanlı Tarihinin Ekolleri Süreyya Faruqı, İlber Ortaylı,Nicolos Vanten, Anna Loizidou, onun Fransa'daki kader arkadaşlarıdır. Annales okulunun Toplumsal Tarihçiliğe yansıyan solukları. Sayın İlber Ortaylının şimdi "neydi o yıllar" dediğini duyuyor gibiyim.

                           Ve yeniden İzmir'e geri dönüş.

               Sorbon'dan sonra 86 senesinde Ege üniversitesi Tarih bölümü Yeniçağ Anabilim dalına Yrd. Doç olarak atandı. Aynı anabilim dalında 91 senesinde doçent, 2000 senesinde Profösör ünvanını aldı. Ve 2002 senesinde emekli oldu. Ege üniversitesi Serap Hanım'a minnet borçludur.

             Emekli olmak onun için bir köşeye çekilmek anlamına gelmiyordu.Dediğim gibi bu azimli insan duramazdı bir an; tarihin o tozlu arşivlerini yoklamadan.Çünkü bu bilim dalı; tutkulu bir aşk hastalığı gibidir.Bir yakalanırsanız ne o sizden ne de siz ondan ayrılamazsınız.Serap Hanım da ayrılamazdı.Bilginin doruğuna ulaştığı bu dönemde bir köşeye çekilmeyi tercih etmedi. Kara bir kız olarak çıktığı bir taşra ili'nden bir başka taşra İli'ne Profösör olarak geri döndü.Aydın Adnan Menderes Üniversitesine gelişi onun için hem bir dinginlik hem de kendisini kara toprağa götüren hastalıkların başlangıcıydı aslında.Aydın da çok anısı yoktır Serap Öğretme'nin ama çok öğrencisi vardır. Öğrencilerinden dostlarından ve tarihcilerden onu tanıyanlar, şunu çok iyi bilirler; özgürlüğü seven kişiliğinin yanında çağdaş araştırma yöntemlerini kullanan ve bu modeli öğrencilerine de aşılamayı hedeflemiş çağdaş bir türk kadını oluşunu.....

               Seni hatırlıyorum Serap, genç ve güzel bir kızdın.İlk tanıştığımızda gözlerime bakmıştın. Ve "sen beni uğarştıracaksın Rahim" demiştin.Hatırlıyorum ve seni hepimiz minnetle hatırlayacağız...

                                                                                           Rahim GÖKDEMİR

                                                              (Serap YILAMZ'ın en son yükseklisans öğrencisi)

     

                                                                                  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

     

                                           

       
       
    cialis hapı
    © Bu sitenin içerik hakları tamamen korunmaktadır. | www.akademiktarih.com
    orospu cocugu orospu cocugu orospu cocugu orospu cocugu orospu cocugu